Company Logo

slide 1 slide 2 slide 3


Resûlullah (s.a.v.)’ın Yüksek Ahlâkı

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla...

 

Resûl-i  Ekrem (s.a.v.)’in ahlâkı, tamâmen Kur’an-ı Kerim’e uygundu. Kur’an’ın gösterdiği güzel huyların tamamını kendisinde toplamıştı. Onun kadar güzel edeb ve ahlâka sahip bir kimse görülmemiştir. Onun içindir ki, hakkında Kur’an-ı  Kerim’de : Âyet-i Kerime : “ Şüphe yok ki sen, pek büyük (güzel bir) ahlâk üzere yaratılmış bulunuyorsun” Kalem Sûresi : 4 – buyurulmuştur.

 

 

Hadis-i Şerif :Peygamber Efendimiz (s.a.v.) : Ben, güzel (yüksek) ahlâkı tamamlamak için gönderildim.”  Buyurmuşlardır. Ahmed b. Hanbel, 2 / 381  = Muvattâ, Hüsnü’l – Hulk – 8

 

Resûlullah (s.a.v.), yüksek ahlâkı tamamlamak üzere gönderilmiş, kendisinde en güzel ahlâk örneğinin bulunduğu Kur’an lisânıyla haber verilen bir Peygamberdir. Gerçekten Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ahlâkın en güzel ve en iyi hallerini kendinde toplamış, bu güzel ahlâkı ümmetine de öğütlemiş ve kendisine uyanları melekler mertebesine yükseltmiştir.

 

Peygamberimiz (s.a.v.) kendi ifâdeleriyle “kendilerini Cenâb-ı Hakk (c.c.)’ın terbiye ettiğini” söylemektedirler. Bu ifâde Peygamberimiz (s.a.v.)’in en büyük bir ahlâkî kemâlâta nâil olduğunu gösterir. Çünkü  O, söylediğini önce kendi nefsinde  ve şahsında tatbik eden bir vâiz idi. Başkalarına îzah edip öğrettiği edep ve ahlâkî umdelerini en mükemmel sûrette yaşardı.

 

            Hayatının en mahrem sırlarına vâkıf olan zevceleri Hz. Âişe (r.a.) ve Hz. Hatice (r.a.) vâlidelerimizdir. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.)’i en iyi onlar tanır ve O’nun hayatı hakkında en doğru bilgileri de bu vâlidelerimiz verebilirlerdi.

 

Bir gün sahâbeden bâzıları Hz. Âişe (r.a.) vâlidemize : ” Allah (c.c.) Resûlü (s.a.v.)’nün ahlâkı nasıldı?” diye sordular. Hz. Âişe (r.anha.) validemiz: “Sizler hiç Kur’an okumaz mısınız.? ;  O (s.a.v.)’nun ahlâkı Kur’an’dı.” Cevabını vermişlerdir.

 

Hz. Hatice (r.a.) vâlidemiz de, İlk vahy anında heyecanlanan Resûl-i Zişân (s.a.v.)’ı, ahlâk ve meziyetlerini sayarak O (s.a.v.)’nu şöyle teskîn etmeğe çalışıyordu:   –  “Cenâb-ı Hakk seni aslâ mahçub etmeyecektir, borçluların borcunu veriyor, fukaraya yardım ediyor, misâfirleri ağırlıyor, doğruları destekliyor, muhtaçlara yardımcı oluyorsun.” Sözleriyle sakinleştiriyordu. Sahih-i Buhârî  =  Mevlânâ Şiblî,  Asr-ı  Saâdet  (Büyük İslâm Tarihi) C.2   Sh. 62  – Terc. Ömer Rıza Doğrul 

 

Şu Âyet-i Kerime’ler Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz’in şefkât ve merhametini, güzel ahlâkını, örnek yaşantısını dile getirmektedir.

 

Âyet-i Kerime : “Sen kaba ve katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi.” Âl-i İmrân Sûresi : 159

Âyet-i Kerime : “ Andolsun ki, Allah’ın Resûlü (s.a.v.)’nde Allah (c.c.)’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allahü Teâlâ (c.c.)’yı çokça  zikredenler  için  güzel  bir  örnek vardır.” Ahzâb Sûresi : 21

Âyet-i Kerime : “Andolsun size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız O’na çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı gâyet şefkâtlidir, merhametlidir.” Tevbe Sûresi : 128

 

Yine Hz. Âişe (r.a.) vâlidemiz Resûlullah (s.a.v.) hakkında : “ Hz. Peygamber hiç bir kimseyi azarlamazdı, kendisine fenâlık edenlere fenâlıkla mukâbele etmezdi. Kendisine yapılan fenâlıklara göz yumar, fâillerini affederdi. Bir kimse hakkında iki şıktan birini seçmek durumunda kalınca günaha düşmemek şartı ile en şefkâtlı olanı tercih ederdi. İlâhî emirlere isyan edenlere müstehak oldukları cezayı verirdi.” Sahih-i Buhârî = Sahih-i Müslim = Sünen-i Ebû Davud.

 

Allah’ın Resûlü (s.a.v.) hiç bir müslümanı ismiyle lânetlememiş, hiç bir çocuğu, kadını, köle, cariye, hizmetçi ve hayvanı dövmemiş ; hayvanlara eziyet edenleri ve dövmeye kalkışanları da  hep ikaz etmişlerdir. Hiç bir şahsın da haram olmayan isteğini  reddetmemişlerdir. Sahih-i Buhârî  =  Sahih-i  Müslim  = Sünen-i  Ebû Davud.

 

Hz. Ali (r.a.), Resûlullah Efendimiz (s.a.v.)’in ahlâkını şöyle anlatır :

 

Hz. Ali (r.a.) Resûl-i  Ekrem (s.a.v.)’in amcazâdesi ve damadı olup O (s.a.v.)’nun yanında büyümüş ve nübüvvetin başından Peygamberimiz (s.a.v.)’in irtihâline kadar 23 sene O (s.a.v.)’nunla berâber bulunmuş bir insandır. Bir gün, oğlu İmam-ı Hüseyin (r.a.), kendisinden dedesinin ahlâkını anlatmasını istemiş. Hz.Ali (r.a) :

 

– “ Hz. Peygamber (s.a.v.) güler yüzlü, güzel huylu, nâzik kalpli idi. Hiçbir vakit kaba ve sert huylu değildi. O’nun Ağzından hiçbir müstehcen kelime çıkmazdı. Başkalarının hareket tarzını tenkit ve takbih (çirkin görmek)  etmez ; sevmediği bir hareket veya durum karşısında birşey söylemez, böyle bir harekette bulunan adam kendi hareket tarzının tasvibini isteyecek olursa Resûl-i Ekrem (s.a.v.) onu kınamadan, kalbini kırmadan bundan vaz geçirirler, yahut susarak muhataplarına memnun olmadığını hissettirirlerdi” cevâbını vermiştir.

 

          Resûl-i Ekrem (s.a.v.) kendi hesabına üç şeyden sakınırdı :

 

1 –  Münâkaşa ve mücâdele etmekten,

2 –  Kimseye lüzûmundan fazla söz söylemekten,

3 –  Kendilerini alâkadar etmeyen işlerle meşgûl olmaktan sakınırdı.

 

          Resûlullah (s.a.v.) başkaları hesabına da üç şeyden sakınırdı :

 

1 –  Kimseyi tenkid etmezdi.

2 –  Kimseye hakâret etmezdi.

3 –  Başkalarının sırrına muttâli olmak istemezdi.

         Sünen-i  Tirmîzî :  Kitab-ı Şemâil :  Mevlânâ Şiblî, Asr-ı  Saâdet  (Büyük İslâm Tarihi) C.2   Sh. 63  – Terc. Ömer Rıza Doğrul 

 

            Resûl-i Ekrem (s.a.v.) bütün işlerini, bütün görevlerini tâyin etmişler, tesbih ve tehlil zamanlarını ayırmışlar, uyku ve istirahât, misafir ve ziyaretçilerinin kabul saatlerini tesbit etmişlerdi. Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz kimseye karşı hareket tarzını, nezîh üslûbunu değiştirmezlerdi.

Şâyet birisi O (s.a.v.)’nun arzu etmediği bir harekette bulunursa ona adıyla ihtarda bulunmazlar ; “Bazıları şöyle yapıyor, böyle ediyor.” derler, bu gibi sözlerle beğenmedikleri âdetleri tenkid eder, bu sûretle kimseyi kırmadan, kimsenin kimseye karşı küçük düşmesine meydan vermeden nasihatlarda bulunurlardı.

 

Yetim  büyüdün,  kimsesiz   yavrularu   tanırsın,

Öksüzü  bağrına basar  hemen  gönlünü alırsın,

Nerede  bir  düşmüş   görsen , tutar  kaldırırsın,

Esir pazarındaki  sabînin haline  donar  kalırsın.

Sen merhametlisin Efendim Muhammed (s.a.v.)

 

Devam edecek...


Mp3 Dinle


PopUp MP3 Player (New Window)

Namaz Vakti

25/04/2014
HORLOGE
Heure :

Dinimi Öğreniyorum




Powered by Hasan G13 ® - Sitemizi daha rahat kullanmak iç in Firefox'u tavsiye ederiz.